Creating any sort of brand is a tough job, it takes a lot of work and time. Your brand has to offer something different and something people want, it basically has to be cool. When creating a personal brand the thing is to be cool. People have to like you for something and you have to offer something people want. You have to be interesting. The 9 steps below in the infographic are basic steps on creating a strategy to building a personal brand.

Making something go viral is what everyone dreams of. It’s something which is very hard to work out the formula to but with trying out many different methods and having patience, it is more than possible to make something go viral.
The infographic below shows an understanding of viral marketing. It also includes all the info you need to create your own viral content.

Tüm yeni başlangıçlar gibi üniversitelerin bilgisayarla ilgili bölümlere yolu düşmeyenler için yazılım geliştirmeye başlamanın cesaret kırıcı aşamaları var ve zor gözüküyor. Size bunun içinizde yeterince heyecan, istek ve azim varsa o kadar da zor olmadığını anlatmaya çalışacağım.
Kendi başlangıç hikayemi kısaca bir yerlere yazayım istiyordum ne zamandır. Bu bahaneyle bunu da aradan çıkarmış olayım. Merak edenler okumaya devam edebilir. Etmeyenler için yazının sonunda yeni başlayanlara önerilerimi özetliyorum.
Benim yazılıma bulaşmam Commodore 64 üzerinde basic'le başlasa da PC'ler çıktığında bir öğrenci için pahalı olması sebebiyle PC'ye geçişi ancak PIII işlemcili makinalar döneminde yakalayabildim. Çok da değil aslında 12 yıl öncesinden bahsediyorum :)
Merak = Amaç
Yazılım geliştirmeye başlamak için hiç bir geçerli sebebim, amacım yoktu. Tamamen merak. Yazılım diye bir sektörün varlığından bile haberdar olmadığım için bu iş para kazandırır diye düşünemedim.
internetin 56k olduğu dönemlerde yazılımla ilgili dökümanları önce bilgisayara kaydedip, sonra okuyorduk. Malum ay sonu gelen fatura, aile kurulu kararıyla bilgisayarın komple rafa kalkmasına sebep olabilir.
Hello C
Standart olarak bir yazılım dilini ilk kullanmaya başladığınızda "Hello World" yazdırılır. C ile başlamak benim için ne anlama geliyordu o zaman, hatırlamıyorum ama "Hello C" yazdırmıştım. Şimdi düşündüğümde C'yi seçmemin özel bir sebebi yoktu. Ya Microsoft tabanlı VB gibi bir dil ile başlayacaktım yada her platformda çalışan ama visual bir dil olmayan "C" yi seçecektim. O dönemde çalışan yazılımların büyük bölümünün DOS üzerinde çalıştığını düşünürsek visual olmasındansa platform bağımsız olması daha önemli gelmiş demekki, çok da önemsememişim.
Bilgi Deryası İnternet
Google diye bir arama motorunun olmadığı dönemde olmamıza rağmen C ile ilgili okuyabileceğimden çok çok daha fazla kaynak bulduğumu hatırlıyorum. İndirebildiğim kadarını bilgisayarıma indirdim. (Daha sonra o dökümanları yıllar boyunca sakladım)
Büyük Engeller(!)
Tabiki hepimizin okulu, dersleri, arkadaşları, sevgilisi vs. vs. kısacası yazılım geliştirmeyi öğrenmeye zaman ayırmaması için bir çok engeli(!) vardı. Tüm bunlar belli bir tempoda devam ederken bir de yazılımı araya sokup ona zaman ayırmak epeyce zordu. İndirdiğim çarşaf çarşaf dökümanlar bilgisayarımda yatıyordu ama hem hiç birşey anlamıyordum hem de haftada 3 - 4 saatten fazla zaman ayıramıyordum. Haftada 3 - 4 saat ayırarak hiç bir yere varamayacağımı kısa sürede anladım. Acıksacı hevesim kırıldı.
Bingo!
Takribi 15 gün süren sömestr tatilini fırsat bilip odaya kapandım ve 15 gün boyunca 3 - 4 saatlik uykularla ,yemeklerde dahil bilgisayarın başından hiç kalkmadım. Yazdığım kodcuklar (onlara yazılım demek zordu) ne iş yapıyordu hatırlamıyorum ama kendime işe yarar şeyler belirleyip onlar üzerinde çalışmıştım. Yine standart örneklerden olan "not takip" sistemi gibi. 15 gün içerisinde bunun gibi 3 - 4 tane minik proje çıkarmıştım. Kullanılabilirliği yoktu ama benim olayı çözmemi sağladılar.
Daha sonra visual yazılımlar ortaya çıkarmak için Borland C++ Builder kullanmaya başladım. Siyah dos ekranından sonra çok eğlenceli gözüküyordu.
İnternet Çağı
ADSL çıkana kadar internet üzerinde hiç birşey yapmadım / yapamadım. C'yi çözdükten sonra HTML yazılım dili bile değildi. Internette bir şeyler yapmak için bir dil olmalı diye düşünüp yine araştırmaya başladım. Ya PHP'yi seçecektim yada ASP'yi. Pek tabiki C'ye çok benzemesinden dolayı yine platform bağımsız bir dil olan PHP'yi tercih ettim. (O dönemde linux kullanmaya başlamıştım)
İnternet için ilk yaptığım proje üniversiteden arkadaşım Emre'nin fikri olan ossdenemeleri.com'du PHP ile hazırlanmış bir internet sitesi ve Borland C++ Builder ile yazılmış bir desktop client'ı vardı. Amaç deneme sınavlarının dijital ortamda çözülüp değerlendirilmesiydi. Sonrasında dershanelerden sınav sorularını almayı başaramadığımız için projeyi rafa kaldırmıştık :)
Kendimi hiç bir zaman yazılım uzmanı, yazılım mühendisi olarak görmedim. Ben bir girişimciyim. Yazılım benim için hep hobi olarak kaldı ve kalacak. Sadece geliştirmek istediğim projelerin prototip aşamasında yazılımı ben yapıyorum.
Yeni Başlayanlara Öneriler
Son madde belki de en önemlisi
İyi yazılımcı, üzerinde çalıştığı işletim sisteminden, kullandığı web server'a kadar tüm alt yapıyı en iyi şekilde bilir. Aşmış şekilde PHP yazabilen birisinin Apache konfigurasyonu / optimizasyonu yapamaması, linux komutlarına hakim olmaması, DB server kuramaması kabul edilemez. Frameworkler ile çalışıyorsanız dahi arka planda neler döndüğünü biliyor olmanız gerek.
Yurtdışında bir firmaya satış yapacağınız zaman web sitenizin adresini veriyorsunuz, bir demo yaparak satışı kapatabiliyorsunuz.
Yurtiçinde bir müşteriye satış yapacaksanız 3 toplantı 8 telefon görüşmesi 2 defa teklif revizyonu ve bir ton yıkama yağlama yapmanız gerekiyor :)
Bu durumda hangisine satış yapmanın maliyeti daha yüksek?
Editor’s note: James Altucher is an investor, programmer, author, and entrepreneur. He is Managing Director of Formula Capital and has written 6 books on investing. His latest book is I Was Blind But Now I See. You can follow him @jaltucher.
I was on the phone with Tony Conrad at True Ventures pitching a business idea I had in early 2009. The site was built and we even had people registered for it and I had about a half million dollars already committed but I wanted a VC firm on my side as well. I don’t know why. Maybe I thought it would give me some credibility and I desperately craved it after the divorce I had been going through.
Tony asked a question I thought was very smart. And now I forget exactly what it was. But I’m going to paraphrase what I think he said. He asked, “What have you failed at already in this business and how have you learned from it?”
I think I lied in the answer. Why not? But I can’t remember what I said.
And when I got off the phone I knew he would not put in money. I had just not failed enough yet at this business and I had not learned enough.
Later on I decided to not accept the money I had raised and not do the business at all, at great personal cost to me.
It wasn’t a good idea and I didn’t want to spend two years of my life losing everyone’s money, including more of my own. So I stopped it.
But Tony’s question brought back memories of several successful businesses I had either started or been involved in and how much I had utterly failed even during those businesses. Failure sucks in every way.
Business gurus will write books like “Failing Forward” blah blah blah, but I can tell you this: at that moment when you fail, there’s nothing to learn. It just sucks. For me, I take it very personally when I fail in each of the below ways I’m about to list. I’m too much of a perfectionist and I associate shame with every kind of failure. But ok, I admit it. “My name is James A…” and you know the rest. Former world chess champion Mikhail Botvinnik used to tell his students to study their losses the most because you learn the most from your failures. He would even practice playing while someone blew smoke in his face so he could conquer all his own personal obstacles.
I’m not that smart. I don’t like to fail at all. And I don’t like it when people blow smoke in my face. But acknowledging, cataloging, and then recognizing when you do fail is the first step to maybe learning from them. So I’ll take care of that part for you. Then you can fail, not want to kill yourself, and go on living and hopefully succeeding.
Incidentally, Google thinks I’m an expert on this. Apparently, the top phrase on Google that took people to my site last year (other than my name) was “I Want to Die”, which takes people to this post.
10 Things Entrepreneurs Will Fail At
1. You will lose some customers. Not everyone will be happy with your product forever. Or, not everyone will be happy when you stop paying them bribes. Or arranging their sexual escapades. Whatever. In my first business I started to lose HBO as a client. HBO! I had worked there. Heck, I had hired my own business and then left! And then the people who I had hired to take my place had their own agendas. I was backstabbed. It happens. Deal with it. You can’t keep every customer forever. Which is why you have to every day list potential customers, call new ones, come up with new ideas and products. Every day. If you didn’t today and your spouse is waiting for you to come to bed then she or he is going to have to wait a little longer before they can cuddle with you. That list needs to be finished.
2. You will lose some friends and family. You’re spending so much time on your business that inevitably you will not be able to match all of the expectations of the people who love you. At that point you have to make choices but don’t forget that running a business you have responsibility to not only friends but employees, customers. your future family, and investors who put their hard-earned money with you. I started one business with a close family relative who no longer speaks to me. That happens. You spend so much intense time together it’s like a lifetime of every psychological insult that has ever happened to you comes out and you vomit it all over each other. You’re comfortable with each other because, after all, you’re family. Until you become comfortable enough that it all ends.
3. You will lose the faith of investors. Not all of the time, and hopefully not at the end, but there will come a time when the investors question you. This is normal. Answer their questions. Be honest about mistakes, about what you learned from them, about what you expect in the future, and then move towards that future. Vaultus was the first business for which I ever raised money. My business before that had been profitable from day one and we turned away all money. So, of course, I wasn’t qualified to run an unprofitable business that had raised a lot of money. First they asked me to step down as CEO, then they asked me to step down from the board, then they removed me from the company website. Was I upset? Of course!
When they first asked me to step down from the board, I put up a meager fight. They said I had missed two board meetings in a row. I blamed “9/11”. The guy, Savio, actually laughed at me. So I was off the board. The next time he called me was when he needed a recommendation from Calpers for his fund and Calpers was planning on calling me. I said to him, of course I will give you a good recommendation. And I did. Never hold grudges.
4. Your idea. Your idea might be a bad idea. I was taught in school that the best thing an entrepreneur can do is “focus”. This is not totally accurate. Yes, focus on your business but you may have to totally change ideas, tweak ideas, mate ideas, transform ideas at different points.
5. You will fail some of your employees. Employees are there for many reasons. Money. Potential career advancement. Exploitation (not a bad thing, they want to learn all they can from you so they can then start their own business). Sex (lots of it happens AT the workplace. And I do mean physically AT the workplace. Note I capitalized it twice). Sometimes they won’t always get what they want. Sometimes you won’t always get what you want from an employee. It’s ok to let these employees go as quickly as possible so they find what they are looking for elsewhere.
6. You will fail at keeping stress levels low. Sometimes the stress is too much. I’ve heard about three heart attacks in the past two months.
7. Sales. You can’t win them all. Sometimes your competitors will underprice you. Sometimes they will trash you behind your back. Sometimes they will have a nephew who is making the decision and there’s no way for you to know that. And sometimes they are just plain better than you. You have no idea.One time I was pitching Tupac’s manager on doing the post-memoriam website for Tupac. I had a CD-ROM (yes, a CD-ROM) demonstrating my work. Only problem is: I had never used a Windows machine before. Only Macs and Unix machines. So I didn’t know how to open the CD Drive. He just sat there without helping me and said, “You don’t know how to use a computer and you want to do Tupac’s website?” I mentioned to him that I had been thrown out of graduate school for computer science. He then laughed me out of his office. I was humiliated.
After losing a potential sale there’s a few things you should do:
Call the decision maker and say, “Just for my own learning, is there anything we could’ve done better?” Then take sincere notes.
Then ask, “Is there anything else we can do for you. Any other way I, personally, can help you succeed at your job.”
And conclude with, “Well, it was a real pleasure going through the process and learning about your business. Please call us if you need anything new.” And check in every month after that. Send monthly updates of customers you are winning, new products you are building, etc.
But, if you are being laughed at all the way to the elevator the best you can do is just swallow your pride and tell yourself to learn that when you are ready, learn how to open the CD-ROM drive on a Windows machine. And, perhaps, blame someone else. But that was hard for me to do in this case.
8. Communication. Some people are just simply going to disagree with you. Some people you work with might disapprove of that button in the center of the box you insisted go there before the box was delivered. Some investors might not like you personally. Your landlord might not like you and might want to kick you out. You’re just not going to be able to charm everyone like you are used to.
9. Raising Money. I just saw this happen: great idea, great people, revenues, and profitable and…the company in question could not raise money from professional venture capitalists. Were the VCs stupid? Of course they were! Everyone is “stupid” who doesn’t hand over their hard-earned money for you to play with. But, it’s their choice. And it’s hard to raise money. So you have to always make sure you have a “Plan B”. I’ve seen Plan B work remarkably well in several instances in the past few years, particularly companies I invested in pre-2008 that then had to make it through 2008-9 without any venture capital help. How did they do it? In general, Plan B involves getting to break even as quickly as possible. Getting rid of product categories that don’t make money, and usually switching to a service model where you charge for a specific service, and only use employees to create that service who will make you profitable. The spread between what your employees cost and what you charge is how you pay your lofty salary and office space.
And again, just like in the above for “Sales” you keep in touch with everyone, you send updates. You make sure that everyone is aware of achievements. You throw a big Christmas party and you invite me (don’t worry, I won’t come, though but I’m a bit insulted you didn’t invite me and you know who you are) and as you grow go out there and raise money again. Someone once told me, “When your business is ready for it, the money raising will be easy.”
10. Yourself. You will certainly fail yourself during the process. You can’t do everything. You can’t get everyone to like you. You can’t get everyone to buy your service. You can’t stay in top shape. You can’t. You can’t. You can’t. Well, sometimes you can. But most of the time, you can’t. Because you can’t control the world around you. Give up control. Learn to be flexible. Every day come up with new ideas for your customers, new ideas for your product. If you aren’t doing it, then who is? Who will have the passion you have?
And in the meantime, while juggling all of that, you have to keep your health up. Or else you will fail more.
10. Your business. And sometimes, your business will fail. It simply won’t work. The cash you have in the bank will go to zero. Your employees will quit, you can’t raise any more money. Your customers will leave because they don’t want to go down with a sinking ship. You’ve failed. As I’ve mentioned before, sometimes things just keep getting worse, and you can’t do anything about it.
[Editor's note: I see James put the #10 twice and titled it "10 Things..." so I guess entrepreneurs also fail at top 10 lists.]
What will you do then?
Well, it’s so much fun to repeatedly fail at everything, you’ll just have start all over.
AWS olmasaydı şu anda kullandığımız bir çok web servisinden yoksun olacaktık.
On demand videolar yerine canlı yayının tercih edilmesinin sebebi elbetteki anlık olarak karşılıklı iletişim kurabilmek. Bu sayede facebook çalışanları ve kullanıcıları artık birbirlerine daha yakın olacak. Facebook geliştiricileri yeni özellikleri anlatırken anlık olarak geri bildirimleri alabilecek ve cevap verebilecekler.
Canlı yayın Live Stream üzerinden ve http://apps.facebook.com/facebooklive/ adresinden de izlenebiliyor.
Facebook'un bu çalışması aynı zamanda dünyanın en büyük şirketlerinden birinin kapılarını kullanıcılarına açması anlamına geliyor. Benzer çalışmaları başka firmalarda gerçekleştirirmi bilmiyorum ancak firmaların şeffaflaşması konusunda ciddi bir adım olduğu kesin.
Yaratıcılık ve buluş süreci
“Yaratıcılık bir disiplin sorunudur ve 4 boyutu vardır.” Bernbach
1. Bir ürü n ya da hizmette avantaj olabilecek özellikleri bulma disiplini
2. Düşünsel bir derinliğe ve estetiğe sahip tasarımlar yaratma disiplini
3. Yönetme disiplini
4. Toplumsal bilinci geliştirme ve halka karşı sorumlu olma disiplini
Yaratıcıların 4 genel özelliği:
1. Olanakları zorlayan gözlemcilerdir.
2. İnsanları etkilemek isterler.
3. Nesnelere diğer insanlardan farklı biçimde yaklaşırlar.
4. Yarattıkları dünyayı görmek isterler.
Irwing Taylor, insanlardaki yaratıcılığı 5 kategoride inceler:
1. Dışavurumcu (çocuk resimleri)
2. Üretken (ustalık+gerçekçilik)
3. Buluşçu (kaşif)
4. Yenilikçi (soyutlama)
5. Gelişmeci (yeni ilkeler)
Fikir üretme tekniği
James Webb Young
1. adım: Zihin hammaddeleri bir araya getirmeli.
(Ürün ve insanlar hakkındaki özel bilgiler ve hayat ve olaylara dair genel bilgiler)
2. adım: Zihin tüm bu malzemeyi öğütme sürecine girer.
3. adım: Tüm konuyu ve problemi mümkün olabildiğince zihninizden atıyorsunuz.
4. adım: Boşluktan bir fikir ortaya çıkıyor.
5. adım: Yeni doğmuş fikninizi alıp gerçek dünyaya bırakıyor ve nasıl başarılı olduğunu görüyorsunuz.
Helmholtz
1. aşama: “Hazırlık” (Problemin her yönüyle incelendiği aşama)
(Ürün ve insanlar hakkındaki özel bilgiler ve hayat ve olaylara dair genel bilgiler)
2. aşama: “Kuluçka” (Bilinçli olarak problemin düşünülmediği aşama)
3. aşama: “Aydınlanma” (mutlu fikirlerin beklenmedik bir anda, herhangi bir çaba harcanmadan esin gibi birden ortaya çıktığı aşama)
Moshe F. Rubinstein
Problem çözümünün 4 farklı safhası:
1. aşama: Hazırlık
Problemin elemanları üzerinden tek tek geçerek, aralarındaki ilişkiyi araştırmak.
(Ürün ve insanlar hakkındaki özel bilgiler ve hayat ve olaylara dair genel bilgiler)
2. aşama: Kuluçka devri
Eğer bir problemi çabuk çözemiyorsanız, üstüne yatın.
3. aşama: Esin
Bir çözüm ya da olası bir çözüm yolu aniden ortaya çıktığında bir coşku kıvılcımı hissedersiniz.
4. aşama: Doğrulama
Çözümün gerçekten işleyip işlemediğini kontrol edersiniz.
Fikir nedir?
• O kadar bariz bir şeydir ki, biri söyledikten sonra kendi kendinize “bunu ben niye düşünmedim” diye şaşarsınız.
• Fikir, bir durumun tüm yönlerini içine alır ve bunu basitleştirir. tüm gevşek uçları düzgün bir düğümle bir araya getirir. Bu düğüme fikir denir.
• Evrensel olarak bilinen ve kabul edilmiş bir şeyin anında anlaşılan ama yeni, özgün ve beklenmedik bir biçimde anlatımıdır.
• Kendisine yol açan öncüllerinde var olmayan yeni bir şeydir.
• Birbiriyle ilgisiz görünen iki düşünceyi tek kavramda birleştiren, bazı şeyleri yeni bir ışık altında görmenizi sağlayan bir içgörü parıltısıdır.
• Fikir, karmaşık olanı şaşırtıcı bir biçimde basite indirger.
“Fikir, eski unsurların yeni birleşiminden başka bir şey değildir.”
(James Webb Young)
“Yaratıcı faaliyeti olağandışı bir şey gibi düşünmek yanlıştır.” (J. Bronowski)
“Düşünme”nin Latince karşılığı olan cogito fiili, etimolojik olarak “birlikte çırpmak”tır. St. Augustine bunu farkettiği gibi intelligo sözcüğünün, “içinden seçmek” anlamına geldiğini belirtir.
Sanatçı da olsa, bilim adamı da olsa, bir insan, doğanın çeşitliliği içinde yeni bir birlik bulduğunda yaratıcı olur. Bunu daha önce benzer olduğu düşünülmeyen şeyler arasında benzerlik bularak yapar... Yaratıcı zihin beklenmedik benzerlikleri arayan zihindir.”
(J. Bronowski)
Bir insanın bir fikir bulması için sadece tek bir yol vardır; daha önce sahip olduğu, ama aralarında bir ilgi kurmadığı iki veya daha fazla fikri yeni bir biçimde birleştirmek.”
(Francis H. Cartier)
Arthur Koestler “Yaratma İşi” isimli kitabını tümüyle “Yaratıcı özgünlüğün bir fikirler sistemini yoktan var etmek ya da yaratmak değil; daha çok, çaprazlama yoluyla döllenme süreci, iyice oturmuş düşünce yollarının birliştirilmesi” tezi üzerine kurmuştur. “Yaratıcı faaliyet; mevcut olay, fikir ve yeteneklerin seçilmesi, birleştirilmesi, tekrar gözden geçirilmesi veya sentez edilmesidir.” der.
“Eğlenin”
“Ciddiyet sığlığın tek sığınağıdır.” (Oscar Wilde)
En iyi fikirler en çok eğlenen takımdan çıkardı. Asık suratlılar ve çatık kaşlılar ise nadiren iyi fikirlerle gelirlerdi. İyi fikir üretebildikleri için mi bu denli keyifliydiler; yoksa keyifli oldukları ve eğlendikleri için mi iyi fikir üretiyorlardı? Hiç şüphe yok ki doğru olan ikincisi.” (Jack Foster)
“Ajansınızda çalışmayı keyifli hale getirin, çalışırken eğlenmeyen insanlar nadiren iyi reklam fikirleri üretebilirler.” (David Ogilvy)
Jerry Greenfield “eğlenmiyorsan niye yaparsın?” der.
Tom J. Peters da buna “İşin birinci koşulu sıkıcı olmamasıdır. İş eğlenceli olmalıdır; eğer değilse hayatınızı boşa harcıyorsunuz demektir.” diye ekler.
“Fikir-çeker olun”
“İnsanoğlu havasızlığa birkaç dakika, susuzluğa yaklaşık iki hafta, açlığa hemen hemen iki ay, yeni fikir üretmemeye yıllar ve yıllar boyunca dayanabilir.” (Ken Ruth)
Pareto insanları ikiye ayırır:
1. Spekülatör: Daima yeni kombinasyon olasılıkları üzerine düşünür.
(Young’a göre bu tip “hangi alanda olursa olsun, var olanla yetinmeyen ve onu nasıl değiştirebileceği konusunda spekülasyonlar yapan insanlardır.)
2. Rantiye:
(Monoton, istikrarlı, hayagücü olmayan, tutucu ve spekülatörün kolaylıkla yönlendirebileceği insanlar.)
Fikir üretenler bilirler ki fikirleri vardır ve onlar bu fikirleri bulacaklardır; fikir üretmeyenler fikirlerin var olduğunu ve fikirleri bulacaklarını bilmezler.
• Fikir üretmeye açık olun.
“İnsanların bir problemle karşı karşıya kaldıkları zaman, tek doğru çözümü aradığını farkettim. Çünkü böyle yetiştirilmişlerdi. Okul hayatları boyunca; çoktan seçmeli, doğru-yanlış gibi tek bir doğru cevabı olan soruları cevaplamışlardı. Bu yüzden bütün sorun ve problemlerin böyle olduğunu düşünüyorlardı. mükemmel bir çözüm bulamadıkları zaman da vazgeçiyorlardı. Fakat problemlerin çoğu, okuldaki sınav soruları gibi değildir. Çoğu problemin pek çok çözümü vardır. Öğrencilerimi, bunu kavramaları için zorladığımda, bu çözümleri bulabildiler.”
Arthur Koestler “Bir problemin çözülebilir olduğu biliniyorsa, yarışın yarısı kazanılmış demektir.”
• Bu fikirleri bulacağınızı bilin.
(Kendinize güvenin. Kendinizi nasıl bir insan olarak hayal ediyorsanız öyle hareket edersiniz. bu kadar basit.)
“İster yapabileceğinizi, ister yapamayacağınızı düşünün, doğrudur.” (Henry Ford)
“İnsan, kendisinin ne olduğunu düşünüyorsa odur.” Sartre
“İnsan inandığı şeydir.” Çehov
“Hedefe kilitlenin”
30 cm’lik bir kalasın üzerinden karşıya geçmeniz için bir hedefinizin olması gerekir.
Yani eğer fikir bulmak istiyorsanız, bulduğunuzu hayal edin. Fikir bulacağınızı hayal etmeyin. Şimdiden fikri bulduğunuzu hayal edin. Takdir gördüğünüzü, teşekkür edildiğini ve ödüllendirileceğinizi düşünün. Gerçekleşecektir.
“Daha çocuksu olun”
“Deha iradeyle yeniden elde edilen çocukluktur.” (Baudelaire)
Yaratıcı olan içinizdeki çocuktur, yetişkin değil. İçinizdeki yetişkin kemer ve pantolon askısı takar ve karşıdan karşıya geçmeden önce iki yöne de bakar. İçinizdeki çocuk ise sokakta yalınayak dolaşır ve sokakta oynar. yetişkin çok fazla düşünür, çok fazla yara izine sahiptir ve çok fazla bilgi, çok fazla sınır, kural, varsayım ve önyargıyla kelepçelenmiştir.
Kısacası yetişkin bir yorgundur. Kelepçelenmiş bir yorgun. Çocuk ise masum ve özgürdür; ne yapamayacağını ve ne yapmaması gerektiğini bilmez. Dünyayı gerçekte olduğu gibi görür; biz yetişkinlere öğretildiği gibi değil.
Bir Zen öyküsü, Meiji çağında bir üniversite profesörünü kabul eden Japon efendisi Nan-in’i anlatır. Profesör, Zen’i araştırmaya gelmiştir. Nan-in ona çay ikram eder. Misafirinin fincanına çay doldurur ve fincan dolduktan sonra da dökmeye devam eder. Profesör çayın fincandan taşmasını, kendisini dana fazla tutamayıncaya kadar izler. “Sonuna kadar doldu. Daha azla almaz.” der. “Bu fincan gibi, sen de kendi beklentileren ve fikirlerinle dolusun. kendi fincanının boşaltmadan sana Zen’i nasıl anlatabilirim?” der Nan-in.
Gary Zukav “Bizim fincanlarımız da çoğu zaman sağduyuyla ve aşikar olan şeylerle sonuna kadar doludur.” der.
Yetişkinler bir önceki sefer kendileri ya da başkaları ne yapmışsa onu yapma eğilimi taşır. Çocuklar içinse bir önceki sefer diye bir şey yoktur. Her sefer ilk seferdir. Ve böylece fikir bulmak için yöneldikleri ülke; yepyeni, tertemiz, ayak basılmamış bir ülkedir; kuralları, engelleri, çitleri, sınırları, duvarları olmayan, sonsuz vaatler ve fırsatlarla dolu bir toprak.
“Çocuklar okula birer soru işareti olarak başlar ve nokta olarak bitirirler.” (Neil Postman)
Yeniden soru işareti olun.
Gördüğünüz her şeyin neden öyle olduğunu kendinize sorun.
Bir keresinde bir kedi maması reklamı için çalışırken, kedinin gözü ile dünyanın nasıl göründüğünü merak etmiştim.
Daha önce yapılanları unutun. Kuralları yıkın. Mantıksız olun. Aptalca davranın. Özgür olun. Çocuk olun.
“Daha çok bilgi edinin”
• Kendi rutininizin dışına çıkın.
• Görmeyi öğrenin. (beyaz at oyunu)
“Cesaretinizi toplayın”
• Herkes korkar; herkes.
• Kötü fikir yoktur. (Kolomb)
Asla dökülen sütün ardından ağlamayın. Onun işe yarayacağı bir şey bulun. Ya da daha iyi bir süt ambalajı keşfedin.
• Her zaman başka bir fikir bulabilirsiniz; hatta muhtemelen daha iyisini.
• Hiç kimse çok fazla fikri olduğu için eleştirilmemiştir.
• Bir fikir bulmak her şeye değer.
“Düşünme biçiminizi yeniden düşünün”
• Görsel düşünün.
• Yatay düşünün.
• Var olmayan sınırlar koymayın.
• Bazı sınırlar koyun (teslim tarihi gibi).
“Birleştirmeyi öğrenin”
• Benzerlikler arayın
• Kuralları yıkın
• “Ya olsaydı” oyunu
• Yardım almak için diğer alanlardan yararlanın.
(Metal para basma makinesi ve üzüm presi=matbaa)
• Risk alın
“Problemi tanımlayın”
“Eğer nereye gideceğini bilmiyorsan, bütün yollar oraya çıkar.”
“Bilgileri bir araya getirin”
“Fikri arayın”
“Eğer rüzgar yoksa kürek çek.”
“İyi bir fikir bulmanın en iyi yolu, bir sürü fikir bulmaktır.”
“Unutun”
“Fikri eyleme çevirin”
• Hemen başlayın.
• Yapacaksanız yapın.
• Kendinize bir süre koyun, kısa bir süre.
• Fikrinizi hayata geçirmek için yapmanız gerekenlerin listesini yapın.
• Gemilerinizi yakın.
• Fikrinizi kimseye satamıyorsanız, kendiniz yapın.
• Fikrinizi terketmeyin.
• Kendinize bir sebep bulun.
(…)
Yazan: Jack Foster
Çeviri: Young & Rubicam/Reklamevi